Mehmet 的个人资料Beşiktaş'ın simgesi, yük...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
Gözlerden birdamla yaşSon Barikat
İZLEYİN
12月10日 Güneşi Zaptedeceğiz...(Yumruklar havaya)Bir hayal kurduk içinde umut içinde haster
Bir hayal kuruk içinde isyan içinde inanç Haydi KARTALIM sen orda sarmaş dolaş zaferini kutlarken biz burda göz yaşlarına boğulalım... Bir hayal kurduk içinde sevgi var içinde aşk Bir hayal kurduk içinde sevinç var içinde ruh Haydi KARTALIM sen orda Kanatlarını açmış uçuyorken biz burda caşalım... Tüm yüreğimiz ve herzaman olduğu gibi RUHUMUZLA sizinleyiz.... BİR HAYAL KURDUK ... AKIN VAR AKIN, VAR GÜNEŞE AKIN GÜNEŞİ ZAPT EDECEĞİZ ,GÜNEŞİN ZAPTI YAKIN... Bir kartalın yumruğunu sıktığında güneşi zapt edercesine avucunun içine alışı gibi Yanan bu meşelenin alevini yararak yükselen yumruğumuz sana olan inancımızı ve bağlılığımızı simgelemektedir BEŞİKTAŞ.... BU SEVDA BİZİMMM......................................... çArşı Nereye??? Hangi çArşı???ÇarŞi Nereye ??? Hangİ ÇarŞi ???
Sıradan bir insan için, ÇARŞI denince akla ilk gelen, bir bölgenin, bir ilin yada bir ilçenin alışveriş yapılan yeri olarak algılanır. Oysa o bölge, il ya da ilçede ÇARŞI denince aklına BEŞİKTAŞ ÇARŞI’ mı sorusunu soran mutlaka birileri çıkar. Çoğu aklı başında insan sempatiyle bakar ÇARŞI’ya, kendisinin ifade edemediği toplumsal yaralara parmak basması hoşuna gider çünkü. Bir bakarsınız, KUTSAL değerlere sahip çıkar. Bir bakarsınız, ULUSAL değerlere sahip çıkar. Bir bakarsınız, EMEĞE sahip çıkar. Birde bakarsınız insana, insani değerlere ve dünya ya sahip çıkar. Bu nedenledir ki fb lisi gs lisi yada diğerleri ayrım yapmadan kendilerinden bir şeyler bulur. ÇARŞI felsefesi bir kağıda dökülemez ya da kanunla belirtilemez, oldukça heterojen, etki-tepki günün şartlarına uygun olarak gelişir. Özünde ise tüm ezilenlerle mazlumlarla birliktedir. Henüz kimliğini, kişiliğini ve insanlığını yitirmemiş insan iken bu değerleri ortaklaştıran ve dile getirerek gündemi işgal eden bu unsurlar tabii ki birilerini rahatsız etmektedir. Biliyorlar; Egemenler için “kontrollü muhalif olmak” diye bir deyim vardır. Birde kontrolsüz muhalif vardır işte ÇARŞI bu kontrolsüzler içine girmektedir. Sorunda burada başlamakta “egemenler” tarafından insanların içindeki bu dayanışma ruhunu imha edebilmek tüm kontrol dışı yasal yada gayrı yasal ilişkilerin bitirilmesi gerekmektedir. Devletler bunun için vardır, kanunlarda… Tröslerde, tekellerde ve bunların uygulanması için hizmet veren işbirlikçilerde… Amaç insanları yalnızlaştırarak güçsüz olduğuna inandırmak… Bu devirde; Mabetteki 40.000 deli dünyayı mı değiştirecek ? Bazıları için evet, bazıları için de bu kendiliğindenci ve disiplinsiz topluluk için hayırdır. Muhalif olmak, aslında insanlara alternatifleri sunduğu için egemenlerin düşmanı olmak için yetmektedir...Karşılıksız; BEŞİKTAŞ sevgisi… İnsan sevgisi… Doğa sevgisi… Ve nihayetinde onurlu yaşam biçimi tercihidir… Bu nedenledir ki ÇARŞI’yı dört bir koldan imha etme çalışması yoğunluk kazanmıştır. Kontrol edilemeyen bir gönül birlikteliği ve dayanışma ruhu, işte birileri bundan rahatsızlık duyduğu için çok eski (bizde yeni) bir yöntemi hayata geçirmeye çalışmaktadır. Böl, parçala, yönet…Amaç, ÇARŞI’yı kontrollü muhalefet yapmak… Aramızda daha evvel de aynı fikirde olmadığımız insanlar vardı ve hala var. Bu birilerinin ekmeğine yağ sürmemeli ve içimizden birileri bunun için gayret sarf etmemelidir… Ben, sol dünya görüşüne sahip bir insanım, Mostra Kemal ise sağ görüşlü; gelin görün benim başıma bir iş gelse ya da Mostra Kemal’in başına bir hal gelse, iki elimiz kanda olsa bile yapmayacağımız şey yoktur… Kimi dostlarımızı kırdığımız zamanlar olmuştur, kimi dostlardan da ayrı düştüğümüz zamanlar… Peki biz Dostluk deyince ne anlamalıyız... Bence Birliktelik… Amaçlar için kullanılan, ÇARŞI’yı araç yapmak isteyenlere hayır… YENİDEN HEP BİRLİKTE NİCE SEVGİ DOLU DOSTLARLA BİRLİKTE BEŞİKTAŞ İÇİN İLERİ… BAYRAĞIMIZ, BEŞİKTAŞ ŞİARIMIZ, BEŞİKTAŞ YÜREĞİMİZ, BEŞİKTAŞ BİZ, BEŞİKTAŞIZ BEŞİKTAŞ, BİZİZ ÇARŞI 11月28日 Böyledir bizim sevdamızBu sevdayı biz çekeriz Bir çeker bin biliriz Beyaz ile yanyana biliriz Kara sevdamız böyledir Kartal pençesi gibi savururuz Bazen seviniriz bazen üzülürüz Bizim sevdamız böyledir Uykusuz kalmayan bilemez her yenilgi sonrası Beşiktaşk ile doğmayan yüreği dolmayan bilemez Kara sevdamız böyledir Beşiktaş'ımızın sevdası böyle olur Yarasıda sevincide derin olur Sancısı herzaman olur Aşkımızı tadarken yaman oluruz Kara sevdamız böyledir Karanlığın içinde gözlerimizde hep bir umut ışığı Yüreğimizde de sevda aşk keder vardır kara sevdamız böyledir Sevda şarkıları söyleriz 7/24 365 gün 6 saat hatta her 4 yilda 1 gün fazladan aşığım Hem ağlatırsın hemde sevindirirsin Kara sevdamız böyledir Biz biliriz cefanı hiç kimse görmez vefasını Karadır sevdamız böyledir bizim sevdamız.. Ağlatmak istersin güldürürsün güldürmek istersin ağlatırsın Yüreğimiz senle bağlanır senle dağlanır Yoktur bu sevdanın dönüşü yoktur bu sevdanın sönüşü Bitmek bilmeyem bir siyah beyaz türküsü Dünya yalan günler kısa çekilirsin dertin tasan ile Başımız diktir eğilmez aşkımıza olan duruşumuz hiç değişmez Karadır sevdamız böyledir bizim sevdamız.. 7/24 365 gün 6 saat hatta her 4 yilda 1 gün fazladan aşığım 11月17日 Büyük BEŞIKTAŞ Taraftar Projesi: PANEL sen, ben yok biz hepimiz varız. Yumurtakafa Yılmaz abi'mizden alıntıdır... 10月31日 Liverpool Dehşet anları
BJK-LİVERPOOL CHEVESA KOPTUĞUMUZ AN
THE KOP'un çarşıyı ayakta alkışladığı an Maç öncesi üçlü...
Dev türk bayrağının ilk açılış anı
Santrayla omuz omuza
ÇARŞI 9月20日 Çarşı Belgeseli 2007Çarşı Belgeseli 2007 [ Bölüm 1 ]
Çarşı Belgeseli 2007 [ Bölüm 2 ]
Çarşı Belgeseli 2007 [ Bölüm 3 ]
Çarşı Belgeseli [Bölüm 5 ]Çarşı Belgeseli 2007 [Bölüm 6 ]Çarşı Belgeseli 2007[Bölüm 7 ]
Çarşı Belgeseli 2007[Bölüm 8 ]
9月16日 Asi Ruh Geliyor!..Çarşı’nın kuruluşunun 25. yılı kapsamında, hazırlıkları Temmuz ayından bu yana süren “Asi Ruh” bir belgesel film projesinin çekimleri tüm hızıyla sürmektedir. Yönetmenliğini Hakan Alak’ın yaptığı Pancard Film’in prodüksiyonuyla gerçekleşen filmin çekimleri Ağustos 2007’ye dek sürecektir. ASİ RUH-1
ASİ RUH-2 9月12日 BU KANUNU IYI OKUYUN...!VADİ TEAM DUYURUR YÜCE TÜRK MİLLETİNE
KONU: Kanun Maddesinde İyileştirme Kanun Maddesi : 1903 Sayılı “Dünya Holiganizm Yasası” “Beşiktaşlı Olunmaz Beşiktaşlı Doğulur”
1903 Sayılı yasada belirli iyileştirme ve düzenleme çalışmaları gerekli görülmüş olup yasa tekrar ÇARŞI tarafından kamuoyuna son bir çağrı olarak sunulmuştur. Türkiye’de Avrupa’da ve dünyada geniş Yankı uyandıran , herkesin ah keşke ben de ÇARŞI lı olabilsem diye yanıp kavrulduğu bir dönemde gerekli hassasiyetler göz önünde tutularak,düzenlemeler ve iyileştirilmeler yapılmış; her fani hata yapar , insan beşer şaşar. Mantığından hareketle kısmi bir af gündeme gelmiştir. 1903 Kanunundan yararlanabilmek için daha önce bilindiği gibi Sadece ama sadece Beşiktaşlı Doğulur ilkesi var idi. Yalnız son zamanlarda gelişen dünya içerisinde bu kanun biraz post modern bulunmuş , sonradan gerçeği görüp tövbe edip Beşiktaş la yaşamak isteyen insanların sayısının çığ gibi büyümesi karşısında elbette ÇARŞI da üzerine düşen görevi hassasiyetle yerine getirmiştir. Yasadan yararlanmak isteyen insanlar Genel ve Hususi şartlarda istenilen özellikleri eksiksiz olarak taşımak mecburiyetindedir. GENEL ŞARTLAR
HUSUSİ ŞARTLAR
Bütün bu kolaylıklar sizlerin de BEŞİKTAŞ lı olmak şerefine nail olmanız ve ÇARŞI gurubuna katılmanız için titizlikle hazırlanmıştır. NOT : Bu iyileştirilmiş yasadan ; dönmeler,motorlar,genel evi kadınları,pepeler,puştlar,krolar,kopyacılar,şikeciler uyuşturucu satıcıları,korkaklar,şampiyonlukların sayısı kadar büyük olduklarını sananlar,Edirne’den ötede rezil olanlar,şampiyonlar liginde sıfır çekip göt olanlar,bir maçta 6 yabancı oynatıp hükmen 3-0 yenilenler, Alfabemizin 29 harfini kullanamayanlar Azize gibi,Ali Şen gibi, Kalecisiz bir takımı kendi evinde yenemeyenler,teknik drektörü Kokainman olanlar,futbolcusunun burnunu kıranlar,vb… kısacası Ezikbahçeliler ve Şabiesaraylılar bu yasadan NAH yararlanırlar…!! DBEN DE BEŞİKTAŞ'I TUTMUYORUM!Ne güzel yazmıştı Murat Çelik Beşiktaşlılığı anlattığı yazısında..
Beşiktaşlılık ameliyat masasına, üzerine Siyah-Beyazlı formasını giyip uzanmaktır. Beşiktaş "son arzu"dur. O forma da, yeri ve zamanı geldiğinde "kefen"...
Beşiktaş nesilden nesle taşınan bir "yaşam biçimi", bir "hayat anlayışı"dır. O forma da "kutsal emanet"...
Murat'a Çelik'e bir eklemede bulunayım: Ben Beşiktaşlıyım demekle Beşiktaşlı olunmaz. "Beşiktaş" ve "bırakıyorum" kelimeleri yanyana gelmez.
Ve ben de ilan ediyorum: Ben Beşiktaş'ı tutmuyorum!
Çünkü ben Beşiktaş-lı-yım.
Beşiktaşlı olmakla Beşiktaş'ı tutmak ayrı şeylerdir.
Beşiktaş'ı "tutanlar" bazen bu işi "çok tutarlar" bazense "hiç tutmazlar." "Tutma" kelimesi zaten bu taraftarlığın ne kadar içi boş olduğunu anlatmaya yetiyor bence.
Söyliyeyim, benim gözüm böylelerini hiç tutmaz.
Şimdi kimin neyi tuttuğunu bir kenara bırakalım ve Beşiktaş'ı bırakanları masaya yatıralım.
Son günlerde bazı köşe sahibi yazarlar zor bir dönemeçten geçen Beşiktaş'ı artık "tutmadıklarını" ilan ettiler. Kimileri Beşiktaş üyelik kartını bir kenara koydu, kimileri açık açık söyledi ben artık Beşiktaş'ı "tutmuyorum" diye..
Bunlar içinde yıllar yılı Beşiktaş'tan geçinenler olduğu gibi Beşiktaş'ı gerçekten sevip de kafası karışanlar da var..
Peki ama bu yaptıkları ne kadar doğru? Gerçekten bir duruş mu sergiliyorlar?
Ben buna inanmıyorum. Beşiktaş'ı "tutan", "bırakan" ya da bir şekilde eleştiren gerçek Beşiktaşlı yazarlara soruyorum:
Alaattin Çakıcı'nın yurt dışına kaçırılması gazetelerde 8 sütuna manşet yapılıp Fenerbahçeli Sedat Peker'in futbolcu menajeri Olgun Aydın vasıtasıyla futbol dünyasına müdahalelerde bulunduğu iddiasının aynı şekilde yer bulmamasını niçin eleştirmiyorsunuz?
Fenerbahçe Spor Kulübü’nün eski altyapı koordinatöru armatör Tahir Kıran'ın, bir işadamından 250 bin dolar haraç alınmasına aracılık ettiği iddası niçin aynı büyüklükte görülmüyor? Bunları neden sorgulamıyorsunuz?
Aynı şahsın Rüştü Rençber'e kulüp tesislerinde saldıran İbrahim Gümüştekin’i Fenerbahçe Kulübü’ne üye yaptığı es geçiliyor? Alaattin Çakıcı'nın Beşiktaş'tan ihraç edilmesi neden sessiz sedasız geçiliyor?
Beşiktaşlı olduğunu söyleyen ve bir duruş sergilediğini iddia eden yazarlar bunları da dile getirmeli. Bunları yapamayan Beşiktaş'ın adını da anmamalı.
Çakıcı'nın Sinan Engin'le ilişkisini hiçbirimiz onaylamıyoruz. Hepimiz kaçan şampiyonluktan çok buna üzüldük.
Ama Beşiktaşlı yazar, Kara Kartal'ın iki ezeli rakibini 4 maçta gol yemeden yenerek, hakem hatalarına rağmen maçlar kazanarak elde ettiği 100. yıl şampiyonluğunu mafya babaları sayesinde kazanmadığını haykırmalı.
Beşiktaş bugün Türkiye liglerinde 12 şampiyonluk elde etmiş ve şampiyonlukta üçüncü sırada kalmıştır. Beşiktaşlı yazar, Galatasaray'ın 8-0'lık Ankaragücü maçıyla kazandığı averaj şampiyonluğunu, Fenerbahçe'nin geçen sene nasıl kazandığını herkesin gördüğü şampiyonluğu masaya yatırmalı.
Beşiktaş 13 defa lig ikincisi oldu. 25 sene zirvede kaldı, şerefli ikincilikler söylemine sahip bir kulüp olmayı tercih etti. Bunu yazın.
Merkez Hakem Kurulu'nun sistematik tırpanını, çok konuştuğu, hakemleri, Türk futbolunda dönen dolapları deşifre ettiği için sürgün edilen Lucescu'ya yapılanları yazın.
Beşiktaş'ın simgesi, yükseklerde yalnız uçmayı seven Kartal'dır. Yalnızlığa, zorluklara dayanamayacaksanız "Beşiktaşlıyım" demeyin.
Ve unutmayın:
Beşiktaşlı olunmaz, Beşiktaşlı doğulur! Zıtlıklardır Bizi Ortak KılanGeçenlerde Beşiktaş Sandığımı Açtım; Geçmişteki Günlere Hasretle..''Yaşar mıyım acaba 100. yıldaki çoşkuyu ? '' düşüncesiyLe..
Hayatta SEN,Herşeyde SEN,Her Saniyede SENYaşam tarzi oldugunu anlamak, Bu cumlelerin bir ortak paydasi var. "BEŞİKTAŞLILIK" A-ŞI-ĞIM..!
Seni Sevmiyorum Ben ! |
|
|